Deneme denemek, hayat

🦠Koronalı Günlerde Yaşam 🦠

Korona geldi bizi buldu, tüm dünyayı sardı ve herkes evine kapanmak zorunda kaldı. İçekapanık insanlar mutlu, dışadönükler kafayı yedi. Ne oldu, neden oldu diye üzülerek ve suçu birilerine atma safası kapandı, kapanmalı.

Evde uzun süre kalmak psikolojimize iyi değil o yüzden evde yapabileceğimiz işlerden bir liste hazırladım.

Klişelerden başlayalım

Okumaya devam et “🦠Koronalı Günlerde Yaşam 🦠”
Kitaplar

Kitap okumaya meydan okumam, bitiş 🥳

Herkese Merhaba

Geçen yıl bu zamanlarda internette meydan okuma ve kitap okuma yazıları arıyordum. Biraz bu blogtan etkilendim, bu ve şu sitelere baktım ve bu meydan okumayı başlattım. Ve başardım. Kimi kurallarla biraz oynadım ama bu yıl ilginç kategorilerdeki 25 kitabı okudum. Kimisini ararken çok zorlandım, kimisini de okurken.

🎊BINGO🎊

Kitaplara geçelim…

Okumaya devam et “Kitap okumaya meydan okumam, bitiş 🥳”
Kitaplar

Elif , Gwendolyn Willow Wilson

For English and more here/ ingilizcesi ve daha fazlası için buraya

Herkese Merhaba

Gwendolyn Willow Wilson’ı hiç duydunuz mu ?

Kendisi 2014 yılında çıkan Ms.Marvel (Kamala Khan) karakterinin yazarı. Bu çizgi roman serisinin ilk iki cildini okumuş ve Kamalayı çok sevmiştim. Kamala’dan dolayı yazarın kendisini ve yazarın başka kitapları var mı diye araştırdım ve bu kitabı buldum ama bulana kadar canım çıktı desem yeridir. Türkçe yayın hakları Monokl* yayın evine ait olan kitabın bir baskısını bulamadım ve şans eseri girdiğim bir kitapçıda İngilizcesini bulunca arka kapak yazısını okumadan kendimi kasiyerin önünde buldum. Sırf yazarından dolayı aldığım ve aldığım için mutlu olduğum kitaplardan biridir bu.

Okumaya devam et “Elif , Gwendolyn Willow Wilson”
istanbul, Japonca, Kitaplar, Resim, İngilizce

Kitap Okumaya Meydan Okumam (Devamı)

Birkaç hafta önce yazdığım yazının devamı niteliğindeki yazıyla yine karşınızdayım sayın okurlar.

Okumaya devam et “Kitap Okumaya Meydan Okumam (Devamı)”
Kitaplar

Ölümcül Kimlikler, Amin Maalouf / Kitap

Amin Maalouf, büyük usta büyük yazar. Kendisinin Semerkant kitabını alıp okumuştum ve hayran kalmıştım, betimlemerine, karakterlerine ve anlattığı mekana. Bu yüzden kendisinin bir başka kitabını daha okumak istedim. Sahaflarda gezerken bu ince kitabı aldım ve ne yazık ki aylarca kütüphanemde bekletip okudum. Bu yazı yazmamdan yaklaşık iki ay önce bitirdim.


Etnik kıyımlar hep en güzel bahanelere sığınılarak gerçekleştirilir; adalet, eşitlik, bağımsızlık, insan hakları, demokrasi, ayrıcalıklara karşı mücadele…

Kitabımız bir denemeler kitabı. Konusu da basit gibi görünen ama hayatımızın en karmaşık, en anlaşılmaz ve en çok sorun çıkaran kavramı olan kimlik üzerine. Yazar kimliği öyle bir tarif etmiş ki, ve tarif ederken kendi hayatından örnekler sunmuş ki okurken çok fazla düşüncelere dalıyorsunuz. Bu kitap sayesinde deneme kitabı okumanın zor bir şey olduğunu hatırladım. Bazen bir satır okuyup dakikalarca düşüncelere dalıyorsunuz


Her kişinin kimliği, resmi kayıtlarda görünenlerle kesinlikle sınırlı olmayan bir yığın öğeden oluşur. Elbette insanların büyük çoğunluğu için dinsel bir geleneğe bağlılık söz konusudur; bir ulusa, bazen iki ulusa; etnik ya da dilsel bir gruba; az ya da çok geniş bir aileye; bir mesleğe; bir kuruma; belli bir sosyal çevreye… Ama liste daha da uzundur, neredeyse sınırsızdır: insan bir eyalete, bir köye, bir
mahalleye, bir kabileye, bir spor takımına ya da meslek kuruluşuna, bir arkadaş grubuna, bir sendikaya, bir işletmeye, bir partiye, bir derneğe, bir cemaate, aynı tutkuları, aynı cinsel tercihleri, aynı fiziksel özürleri paylaşan ya da aynı zararlı etkilere maruz kalan bir insan topluluğuna ait olduğunu hissedebilir.

Kitap hakkında denilecek daha çok söz var ama okumanızı ya da en azından internetten alıntılarına bakmanızı tavsiye ederim. Özellikle bizim ülkemiz gibi çok milletli yerlerde yaşayan insanların ya da yurt dışıyla ilişkileri olan, orada yaşayan, buradan kopamayan insanların okuması bence bir zorunluluk.

Ama okurken bunların deneme yazısı olduğunu unutmamanızı tavsiye ederim. Yazar kendi görüşlerinden bahsetmiş ama keşke bu görüşleri destekleyen sosyal deneyler olsaydı.

İlginçtir kitaptan en çok aklımda kalan kısım diller hakkındaki bölümüydü. İnsanları üç dilliliğe yönlendiriyordu çünkü böyle giderse sadece iki dilli olacağımızı ve dillerin ve o dillerle birlikte birçok eserin, duyguların kaybolacağını söylüyordu. Dil birliğinden ve dilin kültür ve kimlik üzerindeki etkisinden bahsediyordu. Bir dilci olduğum içn en çok bu kısım dikkatimi çekti.

madde : geçen yıl okumaya niyetlendiğin ama okumadığın bir kitap

şimdilk bu kadar

–Alumina

Kitaplar

Kaplumbağa Kabuğunda Dünya / Kitap

Herkese Merhaba !

Kitabını İngilizce aslından okuduğum için yorumunu da İngilizce yazdığım “Turtles all the Way Down”, Türkçe adıyla “Kaplumbağa Kabuğunda Dünya” kitabıyla yine karşınızdayım. Kendi yazdığım yazının çevirisini de kendim yapacağım için aslına %100 uy(a)mayacağım, çünkü çeviride kendinden bir şeyler katmalısın, değil mi ?

Kitabı Türkçeye çeviren kişi de benim gibi düşünmüş olmalı ki bu kesinlikle yanlış bir şey değil, kitabın adını birebir çevirmemiş ve kanımca en basit ifadeyle saçma, en klas ifadeyle beceriksizce çevirmiş. “Turtles all the way down” İnglizce ve Türkçenin de dahil olduğu birkaç dilde deyimsel bir ifadedir ve birebir çevirirsek “aşağısı hep kaplumbağa” demektir. Yazar bu ifadeyi kitapta öyle güzel bağlamıştı ki Türkçe çevirisinin böyle olması bayağı üzdü beni. Nedenini yazının devamında anlayacaksınız. Ayrıca John Green’in kitaplarının adları Türkçede neler çekti be ? Cidden The Fault In our Stars (Yıldızlarımızdaki Hata) nereye, Aynı Yıldızın Altında nereye ? Fena değil ama orijinali tercih ederim. Çevirinin devamı hakkında bir yorum yapamam çünkü dediğim kitabı Türkçesinden okumadım. Ama kitabın kısa sürede çevrilmiş olmasından mutlu olduğumu eklemeden edemeyeceğim


“Size herkes bakabilirdi. Asıl nadir olan, sizinle aynı dünyayı gören birini bulmaktı.”

John Green
Elektrikler kesildiği için kendi kendime romantik havalara girdiydim de
Okumaya devam et “Kaplumbağa Kabuğunda Dünya / Kitap”
Kitaplar, Şehir

Turtles All the Way Down / Book

Hey There !

Because I read this book in English instead of Turkish I am gonna make this review in English. Translation is on the way so no worries !


“We never really talked much or even looked at each other, but it didn’t matter because we were looking at the same sky together, which is maybe even more intimate than eye contact anyway. I mean, anybody can look at you. It’s quite rare to find someone who sees the same world you see.” 

pg. 9
Okumaya devam et “Turtles All the Way Down / Book”