hayat, Okul

Bir Eğitim Fakültesi Öğrencisinin Anıları

Evet, evet neden öğretmen olma şevkimin azaldığından bahsedeyim mi bugün biraz ? ister misiniz bilmem ama benim içimi dökmem lazım.

Neresi olduğu mühim değil, belki eski yazılardan bir ipucu yakalamışsınızdır bilemem, canım ülkemin prestijli ünilerinden birinin eğitim fakültesinde İngilizce öğretmenliği okuyorum. Sophisterım aynı zamanda ki kendimi hala sophomore hissediyorum, hatta freshman ki senior olmama çoook az kaldı… uggh

Hevesle başlamıştım, öğretmen olacaktım ve millete İngilizceyi sevdirecektim. Ne kadar masum ve tatlı değil mi ? Şimdi kendim İngilizceden soğudum ve eğitimden, öğretmenlikten, öğretememekten, öğrenemememden, öğrenilmiş ve öğretilmiş çaresizlikten. Her şeyden soğudum bu dönem. Her şeyden soğuttular bu dönem. Bitsin artık bu dönem.

Okumaya devam et “Bir Eğitim Fakültesi Öğrencisinin Anıları”
hayat, Japonca, İngilizce

🤩 Hayran Kız Sözlüğü 🤩

Evet, diğer hayran kız yazımda bahsettiğim sözlüğü yazma sırasında şimdi.

Şöyleki bu terimlerin çoğu İngilizce ve Japonca olacağı için biraz zorlanacağım, diller biraz birbirine girecek😅. Terimlerin bir kısmını kendim çevirmeye çalışacağım, belki çoktan Türkçeye geçmiştir ama haberim yoktur, yorumlarda uygun bir dille düzeltmekten çekinmeyiniz. Bunun dışında çoğunlukla kitap fandomlarından bahsedeceğim için belki aradığınız terimleri bulamayabilirsiniz. Şimdiden keyifli okumalar. Ayrıca bu yazının arada bir editleneceğini unutmayalım, sürekli yeni birşeyler oluyor.

abartılarla dolu bir yazıya hazır olun
Okumaya devam et “🤩 Hayran Kız Sözlüğü 🤩”
hayat

Hayran kız, Hayran Kız, Haykıran kız

Geçen Bir Ted videosu izledim, çok beğendim ve sizinle de paylaşayım dedim.

It’s commonly known fact since the age of the Beatles that there is nothing scarier in this world than a group of excited teenage girls.

Yeryüzünde heyecanlı bir grup genç kızdan daha ürkütücü bir şey olmadığı The Beatlestan beri bilinen bir gerçektir.

a journalist/ bir gazeteci
Giysisi çok tatlı değil mi ya ?

Bu videoyu çok beğendim çünkü gerek sosyal bilimler açısından, gerekse benim açımdan önemli konular üzerinde duruyor. Erkekler futbol maçlarında yeri göğü inletiyorlar sıkıntı yok, ama kızlar bir şarkıcı için boğazları yırtılıncaya kadar bağırıyorlar sıkıntı var. Kızlar 12-13 yaş aralığında anlatımlarını güçlendirmek için seslerini değiştirmeye, tonlamaya başlıyor, ama erkekler bunu 4 yaşında bitirmiş oluyor çünkü erkekler ağlamaz. Bir kız sırf konserde avazı çıktığı kadar bağırdığı için, futbolda avazı çıktığı kadar bağıran erkek kardeşinin yanında kültürel olarak yeterli değilmişcesine muamele görüyor.

Okumaya devam et “Hayran kız, Hayran Kız, Haykıran kız”
Deneme denemek, hayat

🦠Koronalı Günlerde Yaşam 🦠

Korona geldi bizi buldu, tüm dünyayı sardı ve herkes evine kapanmak zorunda kaldı. İçekapanık insanlar mutlu, dışadönükler kafayı yedi. Ne oldu, neden oldu diye üzülerek ve suçu birilerine atma safası kapandı, kapanmalı.

Evde uzun süre kalmak psikolojimize iyi değil o yüzden evde yapabileceğimiz işlerden bir liste hazırladım.

Klişelerden başlayalım

Okumaya devam et “🦠Koronalı Günlerde Yaşam 🦠”
hayat, yemek

Sevdiğim Youtube Kanalları/Yemek

Youtube artık birçokları için hayatın vazgeçilmez parçası olunca, sevdiğim takip ettiğim kanallardan ben de bir liste yapmak istedim.

Bu listeyi dört başlık altında tekrar listelemek gerekiyor

  • Müzik
  • Komik
  • Resim ve Sanat
  • Dilbilim ve diller
  • Yemek
  • Oyun
  • Karışık

Gördüğünüz üzere listede modayla ilgili bir şey yok 🙂 Sadece zenginlere hitap eden bir şeyi desteklemem ben. Arada bir gülmek ve insanlar nelerle uğraşıyor diye bakmak için izlerim o ayrı.

İzlediğim yemekle ilgili kanallardan başlayalım.

Okumaya devam et “Sevdiğim Youtube Kanalları/Yemek”
hayat, istanbul, Müzik, Resim

Dağınık Yazı

Sınav haftasında olduğum için biraz dağınık bir yazıyla karşınızdayım.

Daha sınavlarım bitmedi. Ama bitmek üzereler. Bazen düşünüyorum, biten sınavlar yoksa ben mi ? Kalemler mi ? Kağıtlar mı ? Sabrım mı ? Notlar mı ? Geleceğe dair umutlarım mı ? Bitmesini istediğim birşey varsa o da hocaların belirsizliği ve kaprisi ve de işlemedikleri yerleri sormaları. Cidden öğretmenlik okuyan biri olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki bazen bize nasıl öğretmen oluncağından çok nasıl olunmayacağını öğretiyorlar.

Bu arada gelecekte işsiz kalırsam şu dört yıl boyunca biriktirdiğim ve biriktireceğim notları toparlayıp fotokopiciye satmayı düşünüyorum ya da direk bir fotokopici dükkanı açmayı. Belki kitap haline gelir de gelecek kuşaklara yardımcı olur. Çok harika notlar değiller ama birkaç arkadaşla ortak olup notları birleştirirsek işe yarayabilir 🙂


Okumaya devam et “Dağınık Yazı”
hayat, istanbul, Şehir

Fetih Paşa Korusundaki Kedi

Kedileri çok sevdiğimi söylemiş miydim ? Şu minnak canlıları sevmeyen blog yazarı olur muymuş hiç ? Kış tatilinde arkadaşımla Fetih Paşa korusunda yürüyüşe çıkmıştık. Hava serin, gökyüzü mavi, ağaçlar yeşil idi. Bu kedi manzaranın orada durmuş bize sinirli sinirli bakıyordu. Neden öyle baktığını anlayamadık. fotoğraf çekilmemize de engel oldu. Tam ışığın yeterli geldiği yönde, çitlerin üstünde duruyordu. Bizde onun fotoğrafını çektik 🙂 Kimi hayvanlar çok tuhaf biz tam gidecekken o yukarıda gördüğünüz gibi yere uzandı beni sevin, benimle oyanayın dermişçesine hareket etmeye başladı. Biz dediklerini yapmayınca yine sinirli sinirli baktı. Bizde onu manzarayla yalnız bıraktık. Bu arada bir kediyi böyle sinirlendirecek ne olabilir ki ? .

Bol Kedili Günler

-Alumina

hayat, Kategorisiz, Okul

Bir Dönem Başlar…

Evet bugün üniversite 2. Sınıfın 2. döneminin ki namı diğer bahar dönemi, başlangıç günü. Çok heyecanlıydım taki okul ring servisine binene kadar. Bazen mutlu olursunuz, sonra neden mutlu olduğunuzu unutursunuz ve unuttuğunuz için mutsuz olursunuz. Ringe bindiğimde bunların hepsini 1 saniye içinde hissettim. Hava neyse ki güzel, şubatın başlarında olmamıza rağmen serin rüzgarlar ve insanların giyim tarzlarından başka kış alameti yok. Yoksa iyice mutsuz olacaktım. Nedenini, nasılını ve aslını bilmeden.

Bunları Beşiktaş ringini beklerken yazıyorum. Zamanın çok hızlı geçtiğini farkettim. Tatilde ne yaptım bilmiyorum. Tatil nasıl geçti onuda bilmiyorum. Mutlu ya da mutsuz olup olmadığımı da bilmiyorum. Biliyorum anlatım hataları yapıyorum. Yazmak için mi yazıyorum yoksa yazmak ihtiyaç olduğu için mi ? Aslında sebebi ileride bu bloga bakmak ve o tarihlerde neler yaşadığımı hatırlamak. Nedense insan derdini tanımadığı insanlara anlatınca daha çok rahatlıyor. Çünkü tanıyanların yargılayacağından korkuyor. Evet bu, blog yazmamdaki sebeplerden biri bu.

Konu konuyu açıyor. Açılmış konulardan bir iki tanesini kapatıp orijinal konuya geri dönüyorum. Bugün okul dönemimin birinci günü. İnstagrama durum atacaktım ama bloga yazmamın daha iyi olacağını düşündüm.

Bugün derse bölüm başkanı hocamız girdi ve ben sadece kitap adı söyleyip dersi bırakacağını düşünürken o ders işledi. Bu hocadan çok ciddi bir kadın olduğundan korkardım. Gerçekten çok ciddiydi. Derse geç gelen arkadaşlardan birine bu ilk ve son dedi. Ama korkutucu değildi. Dersini iyi işliyordu. Ve kendisini sevdim

Yazıyı pazartesi  yazmaya başladım ama bugün yolluyorum. okulun ilk haftası bitti ve çok sıkıcıydı ama arkadaşlarımı özleişim.

Alumina

hayat, Japonca, Okul

Hayat yaptığımız Tercihlerdir….

Life is just an important choice one another, keep going forward and watch how far those foolish choices can take you.

Hayat bir biri ardına yaptığımız tercihlerdir, ilerlemeye devam et ve bu saçma tercihlerin seni nerelere götürebileceğine bak.

– Hideaki Sorachi (Gin Tama)

Şu sıralarda izlediğim animede böyle bir replik geçiyor. Bu sıralarda da finallerim var olduğu halde ben Japonca kursuna gittim. Daha doğru ifade etmek gerekirse 2 adet finalimin, ki birisi saat dokuzda diğeri ondaydı ve kitaplarıyla bakışmaktan başka bir hazırlanmışlığım yoktu, ben işte o gün finallere çalışmak yerine kursa gittim. Kursum akşam saatlerindeydi yani kurstan sonrada çalışmazdım.

Okul benim geleceğimdi, o derslerden de notum çok iyi değildi, ayrıca AGNO kasmam gerekiyordu, dahası Japonca’nın ilerde mesleğim ile bir alakası yoktu ama ben sevdiğim için çok saçma bir karar olduğunu bile bile kursa gittim. 20190102_203419

Kursa giderken durakta sınıf arkadaşlarımdan biriyle karşılaştım. Durumumu anlatınca meşhur üniversite esprisi ” risk budur.” dedi. İnsanın kendini destekleyen arkadaşları olması hoş bir şey. Buna ne kadar destek denir o ayrı bir tartışma konusu ama olsun.

Bakalım bu seçim beni nereye götürecek, nerelere götürecek ???

images.jpeg

Sevgiler ve İyi Ders çalışmalar

-Alumina