Otome/Visual Novel, Oyun

Görsel Romanlarla Dil Öğrenme

For English /İngilizcesi için

Herkese Merhaba

Biliyorum, kulağa tuhaf gelebilir ama bence Görsel Romanlar (erogeler dışında) elimizdeki en iyi dil öğrenme, dili geliştirme araçlarından biri, ve işte nedenleri

Bir dili öğrenmenin en iyi yolu o dile mümkün mertebe maruz kalmaktır. Bunu yapmanın en bilinen yolları da hedef dilde kitap okumak, film ya da dizi izlemek, o dilin konuşulduğu yerlerde bulunmak vesaire…

Neredeyse 3 yıllık bir otome oyuncusu olarak bu oyunları oynamamın Japonca öğrenimimi nasıl etkilediğini ve tecrübelerim paylaşmama izin verin. Ve yabancı dil öğrenimi üzerinde üniversitede eğitim alan biri olarak sebeplerimi dinleyin.

Redditte bu konu hakkında küçük bir tartışma başlattım ve güzel cevaplar aldım, ve de bir iki tane kötü yorumlara da denk geldim ama neyse. Redditteki otome oyunları topluluğu bu konu hakkında bana güzel fikirler verdiler ve bu yüzden onlara minettarım.

Lütfen bu yazıyı okurken bu oyunları hedef dilde biraz ilerleme kaydedildikten sonra bu oyunların oynanması gerektiğini göz önünde buludurun ya da neyse… Yabancı dil olarak İngilizce öğrenmiş biri olarak bana İngilizcede de çok yardım ettiler ama bu başka bir hikaye…

  • Yazılı ve sözlü dilin aynı anda bulunması
Bu videodan görsel romanların ara yüzü hakkında fikir edinebilirsiniz

İlk olarak görsel romanlar arayüzü sayesinde oyuncuların yazılı ve sözlü dili görüp duymalarına olanak sağlar.

Kanji öğrenmek benim için büyük bir problem. Hiragana ve katakanayı problemsiz okuyabilirim ama kanjiler bambaşka bir olay. Ne zaman bilmediğim bir kanji ile karşılaşsam onu çizmeye ya da parçacıklarına ayırıp online sözlüklerde aramaya çalışırım ve bu bazen oldukça uzun süren ve uzun sürdüğü için bıktıran bir işlem olabiliyor. Bu oyunları Japoncada oynarken bilmediğim kanjilere denk geldiğimde o kanjinin okunuşunu duyduğum için hiraganada yazıp internette araması çok daha kolay oluyor.

  • Görsellik ve Bağlam

Bazen cgi’lar bazen de karakter görselleri sayesinde bir oyuncu hikayede neler döndüğünü rahatlıkla anlayabilir. Görsellik ve hikayeden gelen bağlam sayesinde oyuncular bilmediği kelimelerin anlamını tahmin edebilir. Karakterlerin yüz ifadeleri de çok şey anlaatıyor tabi ki.

ne yapsam, sessiz durabilirim ama…( yüz ifadesi bir şeyler anlatıyor gibi 🙂 )
  • Oyuncu olmak, daha çok duyuları kullanmak

Bu maddeyi anlamak için oyunları diğer medya ürünleri, mesela filmler ve diziler ile karşılaştıralım. Filmler ve dizilerde genelde seyirci pasif durumdadır, oturur ve filmini dizisini izler. Ama oyunlarda daha çok duyular kullanılır, el devreye girer mesela. Başka bir diyişle oyunlar diğer medya türlerinden daha fazla duyuya hitap eder, oyuncalar diğer medya türlerini tüketenlerden daha fazla duyularını kullanır.

Steins;Gate oyununda telefondan arama yapmadan ilerleyemiyoruz

Oyun türü olarak görsel romanlar diğer oyunlar gibi çok fazla duyu-refleks istemez. Ama yine de film izlemekten daha çok etkinlik içerirler, oyunda ilerlemek için tuşlara basmak gerekir.

  • Oyucuyla aynı hızda ilerlerler, yazı hızı ve mod ayarları
Oyuncunun hızını seçmesi için konulan bazı ayarlar

Başlık kendini gayet güzel açıklıyor ama tekrar söyleyelim, oyuncu ayarlardan yazı hızını seçebilir ya da oto mod hızını daha iyi bir oyun keyfi için değiştirebilir.

Yabancı hedef dilde film izlerken genellikle tembel davranıp bilmediğim kelimelerin anlamına bakmam. Filmin genel bağlamından olayları çıkarmaya çalışırım. Ama bu oyunları oynarken verilen metni diyaloğu iyice anladıktan sonra, bilmediğim kelimeleri öğrendikten sonra ilerliyorum(genellikle). Bunu film ya da kitaplarda yaptığınızda sıkıcı bıktırıcı oluyor, her 1-2 dakikada durduğunuzu düşünsenize. Ama bu durum görsel romanlarda daha az bıktırıcı hissettiriyor çünkü ilerleyip ilerlemeyeceğini seçen kişi oyuncunun kendisi.

  • Backlog Seçeneği
Psychedelica of the Ashen Hawk oyunundan bir sahne

Backlog’un Türkçe karşılığını ne tam bilmiyorum. Geçmiş konuşmaları, diyalogları görmenizi sağlayan bir bölüm, ve hatta o konuşmaya geri dönmemizi de sağlıyor, istediğimiz kadar hemde. Ben şahsen bu özelliği yeni kelime öğrenirken çok kullanıyorum.

  • Hikayenin Diyaloglarla ilerlemesi

Bu oyunlarda hikaye genellikle diyaloglarla ilerliyor, bu oyuncunun günlük konuşmayı anlamasını ve kimi konuşma kalıplarını takip etmesini kolaylaştırıyor. Mesela cümlelerin nasıl sona erdiğini, soru cümlelerinin nasıl bittiğini falan.

  • Bazen ipucuları ya da ansiklopedi içermeleri
Steins;Gate’in ipucu listesi

Başlık kendini oldukça güzel açıklıyor. Hikayede ilerledikçe ortaya çıkan bu ipuçları hikayeyi anlamaya yardımcı oluyor, hikayedeki anahtar kavramları açıklıyor falan. Bu ipuçları hikaye tarihi bir dönemde geçiyor ya da eski kanjiler kullanılmışsa özellikle faydalı oluyor. Bknz Hakuouki shogun emileri mimi

Orijinal oyunda burada eski bir kanji kullanılmış, onu açıklıyormuş ve çevirmen böyle çevirmiş 🙂
  • Motivasyon

Diğer saydığım sebepler işe yaramazsa, bu sebebin hala geçerliliği var. Görsel romanlar, özellikle en sevdiğim alt türü olan otome oyunları çok eğlenceliler. Onları oynamayı, okumayı seviyorum çünkü oyuncuya faklar sonlar yani seçenekler sunuyorlar. Ve eğer güzel tutarlı yazılırlarsa çok eğlenceliler. Ve İngilizce çevrilenler tüm görsel romanların çok çok küçük bir parçası.

Edit

  • Kullanılan Dil

Bunu nasıl açıklayacağımı tam bilmiyorum, ama diğer oyunlarda kullanılan(özellike JRPG’lerdeki ) dilin fantastik elementleri olan bir dil. Günlük konuşmada karşımıza çıkmayan kelimelerin ve terimlerin olduğu bir dil. Mesela bu web sayfasından FF oyun serisinde kullanılan diller hakkında detaylı bir fikir edinebilirsiniz. İlk defa FFX’i oynadığımda karakterlerin konuşmalarını anlamakta zorlandım, blitzball, spira, sin, fayth, yevon, maester, aeon vs. de ne demek? Oyunu oynarken fantastik bir diyara gitmiş gibi hissetmiştim ve bu zaten Final Fantasynin olayı… Neyse ana konuya tekrar dönelim. Bu oyunlardaki (jrpg) dil genellikle günlük konuşma dilinden uzak oluyor, hatta günlük konuşma dili olmayıp başka bir dil oluyor.

Bunun dışında bu oyunlarda geçen konuşmaların çoğu saldırı ya da büyü ismi söylemek.


Bunun dışında bu konu hakkında yapılmış araştırmaları aradım ve birşeyler bulamadım. Daha çok arayacağım. Oyunlar ve oyunların dil öğrenimi üzerine olan etkileri hakkında araştırmalar var ama özellikle görsel romanlara yoğunlaşmış bir araştırma yok gibi. Bunun sebebi bence:

  • Görsel romanlar diğer oyun türleri kadar popüler değil
  • Bu oyunların en büyük pazarı Doğu Asya ülkeleri, özellikle Japonya, Çin, Kore… Batıda çok popüler değiller ama son yıllarda popülerlikleri arttı. Belki bu ülkelerde bu konuda araştırmalar yapılmıştır.
  • Çoğunluğu yetişkin içerik, neyseki geçen yıllarda başka içerikleri de üretmeye başladılar.

Hatalar için üzgünüm, şimdilik bu kadar

-Alumina

“Görsel Romanlarla Dil Öğrenme” için bir yorum

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s