Film

Florence Foster Jenkins

Herkese merhaba

Geçen gün televizyonda karşılaştığım, anemin “aaa bu dönem filmine benziyor, uykumu getirir hadi izleyelim kızım” dediği ve gülmekten ikimizin de uykusu kaçtığı bir filmden bahsedeceğim. Ve filmin en harika kısmı biyografik bir film olması. Hani derseniz ya bu çok komik ama gerçekse çok daha komik. Bu öyle bir film işte.

Filmimiz şarkı söylemek isteyen ama bu konuda yeteneksiz olan ama yine de söyleyen ve kendini dinlettiren 1940’larda yaşamış New York sosyatesine mensup zengin Florence Foster Jenkins ile ilgili. Kendisi hakkında bu film dışında başka film uyarlamaları, atıflar, kitaplar ve tiyatro-müzikal oyunları da varmış. Hatta kendisinden esinlenen başka sanatçılarda var ki öz güveni gerçekten takdir edilesi bir kadın. Kendisindeki öz güvenin yarısına sahip olmayı isterdim.

Filmde müzik aşığı miras yedi Florence Jenkins’ı çok severek dinlediği konserlerden sonra şarkı söyleme opera sanatçısı olma isteği yanıp tutuşturur. Eşi ya da hayat arkadaşı ve de menejeri eski İngiliz sahne sanatçısı St. Clair Bayfield‘den kendisine müzik hocası ve yanında eşlik edecek piyanist bulmasını ister.

Zengin olduğu için istedikleri tabi ki hemen gerçekleşir ve müzik derslerine başlanır. Piyanist olarak Cosmé McMoon bulunmuştur. Florence çok muhteşem bir sesi olduğuna inanır ve tabi ki kimse aksini söyleyemez. Şarkısını duyurmayı o kadar çok ister ki hemen kayıt stüdyolarına gider, şarkılarını söyler, plaklarını çıkarır. Hatta Carnegie Hall’da konserde verir. Konserin videosunu koydum seyircilerin yüz ifadeleri her şeyi anlatıyor.

Meryl Streep döktürmüş. Efsane oynamış.

Şimdi klasik müzik dinlemeyi ne kadar seversiniz bilemem ama ben ve annem çok severiz. Annem bana çocukken klasik müzik parçaları dinletirdi. Bunun çocukları daha zeki yapacağını bir yerlerden okumuş olmalı ve aslında çok seviyordu. Neyse annem sağ olsun müzik aleti çalamasam da müzik zevkim ve az da bilgim var. Bizim uykumuzu kaçıran kısım da buydu zaten. Madam Florence’ın söylediği şarkıları önceden dinlememiş olsak bu kadar gülmezdik heralde. Bir şarkı anca bu kadar kötü söylenebilir dedirtti. Ve bir insan kötü söylediğinin nasıl farkında olmaz diye düşündürdü.

Bir de gerçeğini dinleyin. Sonra Diana Damrau’dan dinleyin. Yorumları okumayı unutmayın, çok şey kaçırırsınız

Şahsen film beni bu konuda çok düşündürdü. Bir yandan çevresindeki insanların onu kandırdığını hissettim. Ama o kendini en fazla kandırandı. Ama şarkı söylemek istiyordu ve söyledi. Bayfield Carnegie Hall’daki konserinden sonra eleştirileri duymamasını sağladı çünkü ölümü yaklaşıyordu. Frengi hastasıydı. Çevresindekiler bir nevi son dileğini gerçekleştirmek için uğraştı. Filmde tasvir edildiğine göre Jenkins kendisini kandırması dışında iyi bir kadın profiline sahipti. Sadece şarkı söylemek istiyordu. Bonkördü. Zengindi ve 44 yaşında tekrar müzik dersi alacak kadar müziği seviyordu….

Neyse adını tarihe geçirmiş ve şu sözlerle efsane olmuş bir kadın oldu.

İnsanlar şarkı söyleyemediğimi söyleyebilir ama kimse şarkı söylemediğimi söyleyemez.

Florence Foster Jenkins

Filmimize dönersek filmin estetiğine özellikle kostüm tasarımlarına bayıldım. Meryl Streep gelmiş geçmiş en iyi oyunculardan biri benim gözümde. Kadın rolü yaşamış resmen. Hugh Grant bayağ yaşlanmış ama onu da görmek güzeldi. Şahsen oyuncular arasında benim yüzümü en çok güldüren isim Cosmé McMoon rolüyle Simon Helberg oldu. Big Bang Theory’yi çok severim ve kendisini başka rollerde görmek çok sevindirdi.

Herkese bol müzikli günler

-Alumina

“Florence Foster Jenkins” için bir yorum

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s