belgesel, Dizi, Film

Belgeseller

Devamını okudan birinci sayfaya ulaşabilirsiniz ya da yakınmalarımı okuyabilirsiniz.

Dizi sektörü iyice saçmalamış, sinemalar kapanmış, dört gözle beklediğim Mulan üzerinden ırkçılık kavgaları artmış, netflix rtük kavga ederken izleyebileceğimiz güzel belgesellerden bir liste oluşturdum bugün. Şimdi bu saçmalıklar arasına minnoşlar da girince ver elini belgeseller.

Zaten hiçbir diziye, filme, oyuna hiçbir şeye odaklanamıyorum. Bu yazıyı da 10 ağustosta yazmaya başlamışım. Odaklanamadığım gibi tembelleşiyorum da harika. Ve yetmedi şu salgın arttı, hayat zorlaştı, planlar suya düştü ve en kötüsü bir dönem daha uzaktan çekiceğim. Ama zihinsel sağlığı korumak ve bir şeyler yazarak kendimi iyi hissetmem şart. Taslaklarda 40’tan fazla yazının beklediğini bilmek de stres ama yaşıyoruz işte. En azından belgeseller var:)

Belki belgesel türü bilgi içerikli şeyler odaklanmama, ne bileyim bir şeylere işe yarar diye düşündüm ve yaradı. Aynı zamanda insanlar arada bir belgesel izlemeli. Taraflı olabilirler ama yine de bilgi verici ve gerçekçiler. Ve bittikten sonra senaristlere kızmıyoruz ve dizilerden daha fazla birşeyler kattıklarını hissediyoruz. Farkındalık için de lazım.

Minimalism: a documentary about important things

Bir şeyi nasıl tanımladığınız onu hayatınızın neresine koyduğunuzu anlatır. Bu belgeseli izlemeden önce minimalizm benim için 1) bir sanat akımı 2) insanların önüne konulan zorlama paket yaşam tarzlarından biriydi. Aşırı olan her şeyi bırak ve sade ol, resim çizilmeden önceki beyaz kağıtlar gibi. Bana biraz ruhsuz gelirdi açıkcası. Hayatlarında desenin ve süsün olmaması sıkıcı gelirdi. Daracık yerlerde yaşamaları ve geniş odalarının olmaması falan.

Ama belgeselin izledikten sonra fikrim değişti. Hayatlarında desen var. Ve asıl önemli olanın insanlar olduğunu, paranın olmadığının farkındalar ve bu farkındalığı arttırmaya çalışıyorlar. Satın almanın mutluluk getirmediğini ve daha çok doyumsuzluğa yol açtığını keşfetmişler. Var olmayan parayla alışveriş yapmanın hem kendilerini hem de çevreyi sıkıntıya soktuğunu biliyorlar ve gelecekteki problemleri önlemeye çalışıyorlar. (örnek bir problem için bknz. film önerisi The Big Short)

Film hayatlarında bir şeylerin ters gittiğini hisseden iki arkadaşın bunu düzeltmek üzerine çıktıkları yolculuğu anlatıyor. Ve bu konu hakkında kitap bile yazmışlar. Bulup okumak kaldı. Bknz. Joshua Fields Millburn ve Ryan Nicodemus.

Minimalizm: Önemli şeylere dair bir belgesel

Bu belgeselde geçen minimalist insanların çoğu Wall Street ekonomik camiasından çıkma. Aslında belgeselin dünyanın en çok israf yapan Amerika yapımı olması bile önemli bir nokta. Şahsen minimalistler diyice aklıma benim Japonlar gelirdi.

Şahsen bu belgesel beni çok etkiledi. Taşınma sırasında birçok çöp çıktı. Toplam attığım çöpler benim boyumdan çok çok daha fazlaydı. Başlarda atmaya kıyamadığım ıvır zıvırları sonlarda basket yapa yapa atmam beni düşündürdü. Neden kendimi bu kullanmayacağım ıvır zıvırlar için yoruyorum ? Yeterince alanım yok diye kızardım ama çöpçünün teki çıktım. Çöp atmak rahatlatıcı.

Başta da dediğim gibi bir şeyi nasıl tanımladığınız onu hayatımızın neresine koyduğumuzu anlatır. Bundan sonra minimalizm benim için kendisinden fikir alabileceğim, düzen konusunda yardım alabileceğim ve insanlara bakmasını önerebileceğim bir yaşam tarzı. Minimalist olabilir miyim ? olur muyum ? zannetmiyorum. Ama fikirlerden bir kaçını hayata uygulamak iyi olacak gibi geliyor.

The Story of the God with Morgan Freeman

Yer yüzündeki tartışmaya en açık ve bence en ilgi çekici olan konulardan biridir Din. Tanımını yapmak bile imkansızdır çünkü dünyadaki herkesin kabul edeceği tek bir tanımı yoktur. Ama herkes ne olduğunu bahsi açılır açılmaz anlar.

Morgan Freemanla Tanrının hikayesi

National Geographic tarafından yapılan bu belgeselde Morgan Freeman her bölümünde farklı, genellikle dinin ya da modern bilimin cevap aradığı sorular üzerinde duruyor. Bu sorular yaratılış, ölüm, mucizeler, iyi ve kötü kavgası gibi sorular. Ve her bölümde farklı dinlerin bu sorulara nasıl cevap verdiğini anlatıyor.

Ki burada bir sıkıntı var. Bir bölümde yaklaşık 5-6 dinin aynı soruya verdiği cevap anlatılıyor ama anlatılanlar eksik kalıyor. Mesela Yaratılış bölümünde, Hinduizmde sadece Ganj nehrinin dünyaya nasıl geldiğini anlatılıyor, henüz insanlar yok etrafta. Sonra başka bir dine geçiliyor oradan da insanların nasıl yaratıldığı anlatılıyor. Yani dinler ve cevaplar birbirlerine giriyor.

Düşününce tamam süre yetmez, uzun uzun anlatmak sıkıcı olabilir ama bu şekilde Dinlere hakkında eksik ve yetersiz bilgi verilmesi can sıkıcı. Çünkü buz dağının sadece görünen kısmının fotoğrafını görmek gibi. Keşke bölüm başına bir din anlatılsa, temel prensiplerinden, ibadetlerinden, önemli şahsiyetlerinden bahsedilse daha hoş olabilirdi bence.

Dinler hakkında genel bir bilgi sahibi olmak için izlenmesini öneririm, akabinde araştırma yapılacak, önyargısız ve saygı dolu olunacaksa (imkansız biliyorum ama yazmak zorundayım). Bir bölümünde Göbekli Tepe ve Çatalhöyük var. O bölümü sırf Tarihimiz hakkında bir şeyler öğrenilmesi için önerilim. 1. sezon 3. bölümdü galiba.

The Explained

Adı üzerinde “açıklandı”. İnsanların merak ettiği ve merak etmesi gerektiği konular üzerinde 20 dakikalık bölümleri olan güzel bir belgesel. Yemek yerken izlemeye birebir. Tatlı animasyonları ve tanıdık seslerle izlemesi keyifli bir seri. Ayrıca kendi küçük serileride var Corona Virus Explained, Sex Explained ve …

The Mind Explained

Seslendirmesini Emma Stone’un yaptığı toplam 5 bölümlük bu mini seriyi çok beğendim. Bölümler sırasıyla Memories(hafıza), Dreams(rüyalar), Anxiety(kaygı, anksiyete), mindfulness(farkındalık) ve Psychedelics(uyuşturucular, hayal gördüren maddeler).

Normalde bu seriyi izlemezdim ama boun’da eng hazırlık okuyan arkadaşıma bunu izlettiklerini öğrenince hemen izledim. Hem ingilizceyi geliştirmesi açısından hem de zihin gibi bir konuyu açık net açıkladığından dolayı herkese öneririm. Zihnimizi tanımak zihin sağlığını korumak açısından önemli bir adım.

Indie Games the Movie

Bağımsız oyunlar bir Film

Bir kaç yıl önce böyle bir konuya ilgi duyacağımı hiç sanmazdım. Ama bugün bu konuya o kadar çok ilgi kurdum ki belgeselini izledim. Adı üstünde belgesel “bağımsız oyun yapımcıları” ile ilgili. Yani Idea Factory, Square Enix, EA ve Ubisoft gibi altında binlerce kişinin çalıştığı şirketlerin yanında, kendi kendini yetirmiş, genellikle 1-2 kişiden oluşan gruplardan çıkma oyunlar ve oyunları geliştiren insanlarla ilgili.

Bu belgeselde genel olarak üç oyun ve geliştiricilerine odaklanılmış. Bunlar:

Bu oyunların hepsi platform oyunu ve içlerinden Fez çok dikkatimi çekti. Oyunların kendisindense yapım süreci daha ilgi çekici bence.

Oyun yapmak resim yapmak gibi kolay değil ki resim yapmak başlı başına zor bir iş. Oyunlarda programlama var, açılış kapanış sekanslarını düzenleme var, animasyonlar var, grafik tasarımları var, pazarlaması var, bug ve glitchler var ve anlamadığım bir yığın başka işlemler vardır. Tüm bunları bir insanın tek başına yapması ve hatta bu işe girişmesi bence tebrik edilesi bir olay.

Oyunlar da hikaye anlatmanın türlerinden biri. Yaklaşık üç yıldır vn/otome oynayan biri olarak bunu rahatlıkla söyleyebilirim. Bence çok güzel bir form. Alıcıyı diğer hikaye anlatma türlerinden daha fazla içine kattığı için. Bağımsız oyunlarda bu durum daha da özelleşiyor bence. Çünkü hikayeyi yazan, tasarlayan ve anlatan bir kişi.

Bağımsız oyunlar diğer oyunlar gibi parıl parıl olmuyorlar, diğer oyunlara kıyasla kendilerine has bir çocuksulukları var. Şimdi diyeceksiniz bağımsız oyun dedin, başımızı ağrıttın, hiç oynadın mı? Tabiki de 🙂

Neyse dağıldım, dağılmasam şaşardım. Sırf bu işle uğraşan insanların psikolojisini öğrenmek için bile izlenmesi önerilir.


Şimdilik bu kadar

-Alumina

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s