Film

Öğretmenlikle ilgili Filmler

Gelecekteki mesleğim hakkında, bu meslekte kendimi geliştireyim diyen ben, izlediğim ve tavsiye ettiğim filmlerden küçük bir liste yaptım. Bu konuyla ilgili başka filmler de var elbette, onları da yakında izlemeyi düşünüyorum. Sizin de bildikleriniz varsa mutlaka yorumlara ekleyin.

Dead Poets Society, Ölü Ozanlar Derneği (1989)

Baş rolünde Robin Williamsın olduğu bu film öğrencilerin ve öğretmenlerin cehennem diye adlandırmayı sevdiği Amerikan yatılı okullarından birinde geçiyor: Welton Akademisi. Sadece erkek öğrencilerin gittiği bu disiplinli okula eski mezunlardan biri olan John Keating edebiyat öğretmeni olarak gelmesi ve diğer öğretmenlerden farklı ders anlatması okul yönetimini biraz endişelendirmeye başlar, çünkü dersinden çıkan öğrenciler okulu, disiplini sorgulamaya ve hayallerinin peşinden koşmaya başlamıştır. Ailesinin ısrarlarına rağmen tiyatroculukla ilgilenen bir öğrenci bile vardır.

Sınıftaki farklı çevrelerden ve farklı ailelerden gelen öğrencilerin kimileri Bay keatingi çok sevmiş, kimileri görüşlerini aykırı bulmuştur. Olaylar “Ölü Ozanlar Derneği” isimli bir kitabın gün yüzüne çıkması ve öğrencilerin o derneği tekrar kurmasıyla ilerler ve bir öğrencinin… neyse bence izlemediyseniz izleyin. Mutlaka ve mutlaka izleyin.

Ah, ama bu inançları ve dersleri hiçe saymak zor; çünkü ailelerimiz, geleneklerimiz ve modern çağ tarafından koşullanmış durumdayız. Peki bizler nasıl Walt gibi kendi gerçek doğamızın konuşmasına izin veririz?Kendimizi ön yargılardan, alışkanlıklardan ve baskılardan nasıl soyutlarız? Cevap, sevgili çocuklar, sürekli yeni bir bakış açısı kazanmaya çalışmaktır.”

Ölü Ozanlar Derneği, N.H. Kleinbaum

İzleyin ve insan olduğunuzu hatırlayın. İzleyin ve biraz umutlanın. İzleyin ve üzülün, ağlayın. İzleyin ve edebiyatın gücünü tekrar hatırlayın. İzleyin ve her ne kadar istismar edilse de öğretmenlik mesleğinin yüceliğini hatırlayın. İzleyin ve gençliğinizi hatırlayın. İzleyin, bu filmi mutlaka ve mutlaka izleyin.

Bu filmle ilgili birkaç anımı da paylaşmak istiyorum. Geçen yıl İngiliz edebiyatı dersimizde kullandığımız kitapta “O Captain! My Captain!” şiirinin işlerken bu filmden o sahnenin resmi vardı. Bu çok hoşuma gitmişti, duygulanmıştım. İşte o sahne. Sonra edebiyat hocamız yok ben bu şiiri sevmiyorum, yok Amerikan şairler diye moralimi bozmuştu ama neyse…

“insanlar sadece hayallerinde/rüyalarında tamamen özgür olabilir “
bu adamın mimiklerine hayranım

Edebiyat ve Dil Öğretimi diye bir ders görüyorum bu yıl. O derse göre Edebi metinleri üç şekilde derslerimize entegre edebiliyormuşuz. Bunlar “literay texts as linguistic material” (dil bilgisi öğretmek için edebi metin kullanma), “literature as content” (edebiyatı öğretmek için, ders içeriği olarak edebi metinleri kullanma) ve “literature for personal enrichment”(kişisel gelişim için edebiyatı kullanma). Son iki yaklaşımı bu filmde gayet net anladım. Edebiyatın katı kurallarla değerlendirilmesine ve her şeyin tablolaştırılmasına karşıyım. Literary Canon, like I give a damn.

Bir de okulumuzda bir kulüp var bu filmden esinlenerek oluşmuş bir edebiyat kulübü, Akşamleyin toplanıp şiir okuyorlar, yazıyorlar ve mutlu oluyorlar. Ama maalesef saatlerim uymadığı için ben katılamadım 😦 Gelecek yıla inşallah.

Mona Lisa Smile, Mona Lisanın Gülüşü (2004)

Geçen bir yazımda bahsetmiştim ama tekrar anlatayım çünkü herkese önerdiğim bir film. Hem feminist mesajlar içermesi, hem tanınan bayan oyuncuların gençlik hallerini görmek, hem konusu, hem de bir dönem filmi olması ve setlerin kostümlerin çok hoşuma gitmesi nedeniyle bu filmi çok sevdim. Onun dışında kız lisesinde okuduğum için kendimi kimi karakterlerle, aslında karakterlerden çok olaylara bağdaştırabildim, ki belki de bu filmi bu yüzden bu kadar çok sevdim.

-biri sanat diyene kadar sanat, sanat değildir
-Bu bir sanattır
-doğru insanlar söyleyene kadar
-kim onlar ?
-Betty Warren! Çok şanslıyız ki o doğru insanlardan biri hemen yanımızda

Bu film yine Amerikan yatılı okullarının birinde geçiyor ve yukarıdaki filmle bir çok benzerlikleri var. Bu sefer öğrenciler iyi bir evliliğin başarı kaidesi olarak görüldüğü bir kolejde okuyan kızlar, müfredatın dışına çıkan ve bu yüzden eleştirilen bir öğretmen, öğrencilerin hayatı ve çevreyi sorgulamak, kendilerini ifade etmek için kullandıkları araç olarak da Edebiyat yerine Resim var. Bu filmi bahsettiğim diğer yazımda çok övmüştüm o yüzden burada kesiyorum. Bence direk izleyin.

Taare Zameen Paar, Yeryüzündeki Yıldızlar, Her çocuk özeldir (2007)

Herkesin bildiği, bilmiyorsa da bilmesi gerektiği Hint yapımı olan bu film disleksi gibi yeterince önem görmeyen bir konuya odaklanıyor. Ishaan disleksisi olan ve geç farkedildiği için aptal, tembel yerine konulan ve sürekli abisiyle karşılaştırılan bir çocuktur. İçinizi ısıtabilecek sıcaklıktaki gülümsemesi ailesinin onu adam olsun diye zorla yatılı okula göndermesiyle git gide solar ve derdini kimse anlamadığı için git gide içine kapanır. Artık çok sevdiği boyalarla da oynamıyordur çünkü tüm hevesi, sevinci gitmiştir, ta ki hayatını değiştiren bir hocayla karşılaşana kadar.

Bu filmde beni en çok etkileyen yönlerden biri birçok konuya değinmesi, öncelikle disleksi, sonra çocuklara yüklenen beklentiler, çocukların daha kendilerini keşfedemeden bir şeylere sürüklenmesi ve onlara keşif şansının verilmemesi, kaybolan ya da değişen hayaller, kardeşlerle karşılaştırma ve kardeşlerin birbirlerine benzemek zorunda olmaları en azından akademik anlamda, sanatsal yeteneklerin başarı ölçütü sayılmaması ve sanatın nasıl öğretileceği vesaire vesaire. Disleksi hariç hepsini farklı şekillerde yaşadım. Bu filmi ilk izlediğimde o kadar çok ağlamıştım ki anlatamam. Aamir Khan ve başroldeki kepçe kulak harika bir iş çıkarmış bence. filmdeki en sevdiğim sahnelerden biri, arkada çalan müziğe de hayranım, zaten danssız ve müziksiz Hint filmi, Hint filmi değildir .


Hep öğretmenler iyi mi olacak, işte içinde Kötü öğretmen örneğinin bulunduğu ve öğrencileri nasıl etkilediğini gösteren bir film.

Ucitelka, Öğretmen (2016)

Hayatımda izlediğim ilk Slovak yapımı olan bu film 1930’lu yıllarda geçiyor. Bratislava ortaokuluna yeni gelen öğretmen Maria Drazdechova’nın sınıfa girer girmez kendini tanıtmaktan sonra yaptığı ilk şey öğrencilerin isimleri ile velilerinin yaptıkları işleri defterine not etmektir. Partiyle yakın alakası olduğu için “yoldaş öğretmen” olarakta anılan Maria kimi velilere getir götür işlerini yaptırmakla, kendisine pahalı et aldırmakla o velilerin çocuklarına yüksek puan verir, dediklerini yapmayan velilerin çocuklarına da düşük puan verir ve sınıf içinde rezil eder. Olaylar bir öğrencinin intihar girişiminde bulunmasına kadar gider. Bu durumun farkında olan veliler ve öğretmenler veli toplantısı yaparlar, acaba öğretmeni okuldan attıracak kadar oy birliğine varabilecekler midir ?

söylemeden edemeyeceğim ama bu kadın bana HP’deki Umbridge’i hatırlatıyor 🙂

Ve veli toplantısında görülür ki kimi veliler, zengin veliler, bu durumdan oldukça memnun. Bu kısım beni filmde en çok etkileyen yerdi, güçlü yine güçsüzü ezdi, mi acaba ? Gerisini izleyip sizin bulmanızı öneririm. Filmin biraz yorumlarını karıştırdım. Kimileri hocanın yaptıklarını abartı bulmuş ve gerçek olamayacağını söylemiş, ama kimileri de bizzat bu tür olayların yaşandığını anlatmış. Burada tarih bilgimin yetersizliği devreye giriyor. Şahsen bana gerçekçi geldi, yakın tarihe bakarsak örneklerini bulabileceğimiz kadar gerçekçi.


Bunların dışında izlemeyi düşündüğüm yapımlar: “Good Will Hunting”, “Detachment” ve “Emperor’s Club”. Bir de “Öğretmen” dizisinin orijinal hali “3年A組-今から皆さんは、人質です-, 3 Nen A Kumi: Ima kara Mina-san wa, Hitojichi Desu”.

Ve birde listeye almak istediğim ama sonradan vazgeçtiğim filmler var (belki ilerde bu yazıya devam edersem eklerim). Vazgeçme sebebim bu filmlerin ana odağının komedi olması. Hababam sınıfı (Yeşilçam olanı, yeni çekilenler kesinlikle değil ), Rock school vesaire vesaire. Ve 3 idiotsu da alacaktım ama onu yazmaya üşendim.

Şimdilik Bu kadar

-Alumina

not: nedense websitem yazıları yayınlamak istediğim tarihe değil başka tarihlerde yayınlıyor 😦

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s