Deneme denemek, hayat

Şu Sıralar…

Galiba bende herkes gibi koronadan delirdim ve buraya yakınmaya geldim. Biraz depresif bir yazı okumadan önce iki kere düşünün.

Yakınma sebebim belli. İnsanlar. Okul. Evde oturup saçma ödevlere gerilmekten sıkıldım. Geleceğin belirsizliğinden sıkıldım. Yani evde oturuyoruz diye bizi meşgul etmek için stres harici hiçbir işe yaramayan gereksiz ödevlerden sıkıldım. Yapılamayan sunumları neden değerlendiriyoruz ve bunu birden fazla kez yapıyoruz anlamıyorum. Ve neden sanki çok acelemiz varmış gibi bundan geç haberimiz oluyor. Ve neden sadece tek derdimiz oymuş gibi artıyor bu ödevler.

Cehaletten sıkıldım, kendisi pandemiden çok daha büyük ve tedavisi çok daha zor olan bir hastalık. Doğuştan ve sonradan edinilmiş iki çeşidi var. Sonradan edinilmişle uğraşmak iğneyle çin seddini delmeye çalışmaya benziyor.( İnsanın kendini kandırması çok üzücü.)

Evde oturmayı başaramayan, dişini bir iki gün sıkamayan insanlar yüzünden evde oturmaya mecbur kalmaktan sıkıldım.

Sevdiğim şeylere nefretle bakmaya ve sevdiğim şeylerin sorumluluk gibi hissettirmeye başlamasına sıkıldım. Mesela bu blog, resim çizmek, kitap okumak… Böyle şeylerin sorumluluk hissettirmesi kötü bir şey değil vicdan azabı çektirmedikleri sürece.

Nefes almanın yorucu olmasına sıkıldım.

Her baktığım yer de korona ile ilgili bir şeyler görmekten sıkıldım. Koronadan önce hayatımız yok muydu ?

Babamı işe endişeyle yollamaktan sıkıldım. Hastanede çalışıyor. Bize gülümsüyor, biz de ona. Ya her şeyi olduğu gibi anlatıyor ya da medyanın yaptığı gibi biraz süzgeçten geçiriyor. Ve o da, biz de farkındayız. Ailecek birbirimize daha çok yaklaştık ki bu çok tuhaf çünkü çocukken hep bunu istemiştim, çocukken bunu elde etmek istemiştim. Bir şeylerin kafamda kurduğum vaktinden erken ya da sonra olmasına dayanamıyorum.

Yazmak iyi geldi. Dertlerimi anlatmayı sevmem. Anlatırsam daha gerçek olacaklarından ya da yayılacaklarından korkarım. Ama anlatmazsam da kafayı yerim sanki henüz yememişim gibi. Ve anlatmadıkça birikir birikir ve taşar yağmur damları gibi. Bu yazıda böyle oldu.

Buraya kadar okuduysanız teşekkür ederim.

Herkese iyi günler dilerim

-Alumina

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s