Film

Joker 2019 Film

Yakarsa dünyayı garipler yakar

Müslüm Gürses

Geçen cuma arkadaşımla bu filmi izlemeye gitmiştik. Bu cumada yazısını yazıyorum. Aslında çoktan hakkında yazılar yazıldı. Övüldü, eminim kimileri tarafından da sövülmüştür(Öhöm uçuk marvel hayrankız grubu öhöm). Ama ne övgüler ne de sövgüler bu filmin konusunun Müslüm babanın yukarıda ifade ettiği garipler hakkında olduğu gerçeğini ve filmin çok gerçekçi olduğunu değişteremez.Peki kim bu garipler ? görmezden geldiğimiz ve görmezden gelmeye devam ettiğimiz yaşamaya çalışan, tutunacak dal arayan, sokaklarda gördüğümüz, yanından geçtiğimiz, bir şeyler yapmak istesek de yap(a)madığız, kimi zaman korktuğumuz çoğunluğunu işçilerin, düşkünlerin, düşmüşlerin oluşturduğu sınıftan çok daha fazlasıdır. Eğer sen bu yazıyı rahatlıkla okuyorsan ve eğer ben rahatlıkla yazabiliyorsam, biz garip değiliz.

Film gerçekçi çünkü bir süper kahraman, süper kötü filmi gibi olsada değil. Arthur Fleck isimli komedyen olmak isteyen ama başına üst üste felaketler gelen ve aklını kaçırmasına sebep olan bir adam hakkında. Alan Moore’un Killing Joke’ta dediği gibi “…tek gereken kötü bir gün…”

Filmin kimi sahnelerini izlerken koltuğa sindim. Kimi sahnelerde irkildim, Kimi sahnelerde Arthura çok üzüldüm. Kimi sahnelerde çalan şarkılara içimden eşlik ettim. Kimi sahnelerde empati yeteneğimin nirvanaya ulaştığını hisettim ve kendimden ürktüm. En önemlisi de konuya, konunun işlenişine, başroldeki Joaquin Phoenix’e ve yönetmen Todd Philipps’e hayran kaldım.

Joaquin Phoenixe ayrı bir paragraf açmak istiyorum. Kendisini ilk Gladyatör filminde izlediğimde hayran kalmıştım. Orada ana kötü karakteri canlandırıyordu ve performansı efsaneydi. Sanki bu adam bu rol için doğmuş dedim. Ardından kendisini Her(Aşk) filminde izledim ve bakışlarına, yüz ifadelerine tekrar hayran kaldım. O büyük mavi gözler tüm duyguları, düşünceleri iletebilir dedim. Sonra DC’nin Joker filmi çektiğini duydum. Suicide Squad’tan sonraki DC filmlerini izlememiştim(açıkcası izlemeye niyetimde yok) ve acaba hikayeleri, karakterleri iyice mahvetmeye mi çalışıyorlar diye düşündüm. Sonra filmin ayrı bir evrende geçtiğini duyunca filme karşı biraz ısındım ve başrolde Joaquini görünce daha iyi birini bulamazlardı dedim ve gerçekten daha iyisini bulamazlardı. Sanki bu adam bu rol için doğmuş dedim tekrardan.

De Niroyu görünc şaşırdım.

Filmi mutlaka izlemenizi öneririm, tabi yaşınız tutuyorsa. Akıcı, düşündürücü felsefik bir film. Nolandan beri ilk defa düşündürücü süper kahraman filmi çekiliyor. Özlemişiz.

Gülücüklerle dolu günler

-Alumina

P.S: Bu yazıyı yazarken dinleme listemde bu şarkı çalıyordu. (kill the lights, kill the actor, kill the actress) Daha iyi denk gelemezdi bence. Müzik demişken filmdeki müzik kullanımı muhteşemdi. Ayrıca en sevdiğim şarkılardan biriyle bu videoyu hazırlayan arkadaş, güzel ağlattın beni bunu bil.

P.S.2: ayrıca bu filmi kimileri Avengersla karşılaştırıyor. Bu çok saçma ve gereksiz. Avengersın hitap ettiği kesim belli, ayrıca Avengers gişelere oynayan çok sevdiğim bir film. Komedi ve eğlence ön planda Avengersta. Bu ise daha karamsar, daha ciddi gerilim ve dram filmi. İki ayrı tür yani.

P.S.3: Film hakkkında söylenecek daha çok şey var ama benim dilim dönmez ve spoiler vermek istemiyorum.