Deneme denemek, hayat

🦠Koronalı Günlerde Yaşam 🦠

Korona geldi bizi buldu, tüm dünyayı sardı ve herkes evine kapanmak zorunda kaldı. İçekapanık insanlar mutlu, dışadönükler kafayı yedi. Ne oldu, neden oldu diye üzülerek ve suçu birilerine atma safası kapandı, kapanmalı.

Evde uzun süre kalmak psikolojimize iyi değil o yüzden evde yapabileceğimiz işlerden bir liste hazırladım.

Klişelerden başlayalım

Okumaya devam et “🦠Koronalı Günlerde Yaşam 🦠”
Deneme denemek

Hayaller ve Hayatlar, Denemeden Yanılmalar

Aralarında “tl”den başka çok fark var. (hayaller- hayatlar)

Üniversiteye ilk başladığımda gökyüzü maviydi. Gelecek parlaktı. Hayallerim vardı. Peşine düşmek istediğim hedeflerim vardı. Umutlar gökyüzü kadardı. Korku ve kuşkularım azdı. Sınırlarım gevşekti, sınırlarımın sınırları belirsizdi. Planlarım da vardı. Kusurluydular belki ama vardılar. Bir şeyler yapmak istiyordum. Kendi çapımda dünyayı değiştirmek.

Hepsi kayboldu bir bir. Gerçekler hepsini yıktı. Kalıntıları kaldı, belki umut üzerlerine bir kez daha yeşerir diye.

Sadece gerçekler değil insanlar da yıktı hayallerimi. İnsanla uğraşmak yeryüzündeki en zor iş, en büyük çile ve ben başlamadan pes etmek istiyorum. Sürekli soruyorlar ya da hatırlatıyorlar ne zaman bitiriyorsun bitirince ne yapacaksın diye. Size ne ? Yeterince zorluk çıkarmadınız mı, okumak zor değilmiş gibi ?

Hayallerim, umutlarım kayboldukça, yok oldukça ve yok edildikçe kendimi de kaybolmuş hissediyorum. Yavaş yavaş yok oluyorum. İçimdeki küçük çocuk ölüyor. Hayallerim yıkıldıkça masumiyetim kayboluyor. Sınırlarım çiziliyor. Git gide katılaşıyorum. Bunların hiçbirini istemiyorum. Çocukluğa dönmek istiyorum.

Dostoyevski hayata tekrar gelseydim saniyelerin nabzını tutardım diyor. Saniyelerde bu kadar değerli ne bulmuş çok merak ediyorum.

Kendimi boş, içimi karanlık hissediyorum. Hayatı boş geleceği karanlık gördüğüm gibi. Umutsuzluk umudun yeni adı sanki.

Ne yazıyorum neden yazıyorum bilmiyorum. Yazarsam ya gerçek oluyorlar ya da yok. ikisinden birinin olmasına ihtiyacım var.

-Alumina

Kategorisiz

Sevdiğim Youtube Kanalları/Yemek

Youtube artık birçokları için hayatın vazgeçilmez parçası olunca, sevdiğim takip ettiğim kanallardan ben de bir liste yapmak istedim.

Bu listeyi dört başlık altında tekrar listelemek gerekiyor

  • Müzik
  • Komik
  • Resim ve Sanat
  • Dilbilim ve diller
  • Yemek
  • Karışık

Gördüğünüz üzere listede modayla ilgili bir şey yok 🙂 Sadece zenginlere hitap eden bir şeyi desteklemem ben. Arada bir gülmek ve insanlar nelerle uğraşıyor diye bakmak için izlerim o ayrı.

İzlediğim yemekle ilgili kanallardan başlayalım.

Okumaya devam et “Sevdiğim Youtube Kanalları/Yemek”
Deneme denemek, hayat

Mutluluk Sorunu

Mutlu olmak nedir ? Ne değildir ? Neden herkes peşinden koşar ama ulaşamaz ? Tatmin ediciliğinden şüpheliyim.

Birinin mutlu olup olmadığını kim anlar ? Ya da mutluluğun ölçüsü ne ? Ölçütü kim, nasıl, ne zaman buldu ?

Ben mutlu muyum ? Gülümsemek mutluluğun tek belirtisi mi ? Sürekli gülümsediğim için insanlar beni mutlu, hayatımın da güzel olduğunu sanıyorlar. İnsanlar içleri kan ağlarken de gülümser, insanlar mutluluktan da ağlar.

İnsan, insan her şeyi anladığını sanan ama anlamayan ama aksine ağlayan mahluk. Bence insana ağlamak yakışıyor, şehirlere en çok yağmurun yakıştığı gibi…

Ne yapıyorum bilmiyorum. Kendimi arıyorum ya da hayatın anlamını. Yaptığım şey gerçekten bu mu ? Buysa neden önemsemediğim insanlara kendimi beğendirmeye çalışıyorum ve bunu yaparken gülümsüyorum ?

Anlamak için yazıyorum ama anlamlar kayboluyor. Kendimi anlamak için yazıyorum, anlaşılmak için yazıyorum, bulmak ve bulunmak için, değil mi ? Mutluluk anlamsız mı ? Anlamlı olmalı çünkü anlamını yitirdi. Anlamsız olsaydı, olmayan bir şeyi nasıl yitirirdi.

Bu dünya ne zamandan beri bu kadar yalancı ? Hep yalancıydı diyeceksiniz ama değildi. İnanıyorum ki değildi, öyle olsa çocukken mutlu olmazdım.

Belki mutluluk çocukluğa ve çocuklara has bir şeydir.

Ya da çocukken mutsuzdum ama kendimi mutlu hatırlıyorum. Bu olabilir mi ? Zamanın hafıza üzerine ilginç bir etkisi var. Zaman olayları unutturmuyor değiştiriyor. Acı şeyleri tatlı, acıları da daha acı yapıyor. Tatlı şeyleri de eskitip acılaştırıyor ya da olduğu gibi bırakıyor.